BORSA PSIKOLOJIK SıNıRı AşTı! 'PRIM VAR AMA YüKSEKLIK KORKUSU YOK'

Borsa İstanbul’daki yükselişte yabancı yatırımcılara yerlilerin de katıldıkları anlaşılıyor. BIST100 Endeksi’nde kâr satışlarına bağlı geri çekilmeler derinleşmeden alımların gelmesi ise yükseliş trendinin gücünü gösteriyor. Yani yükseldikçe güç kazanan bir borsa söz konusu. Psikolojik direnç noktası 10.000 seviyesinin üzerine yerleşen BIST100’de yılbaşından bu yana prim yüzde 37’yi aştı. “Prim var ama yükseklik korkusu yok” algısı güçleniyor.

Borsa İstanbul’da çıkış hareketi sürüyor. Yükselişte yabancı yatırımcıların katkısı hissedilirken yerlilerin de çıkışa katıldıkları anlaşılıyor. BIST100 Endeksi’nde gelen kâr satışlarına bağlı geri çekilmelerin derinlik kazanmadan kısa sürede alımlarla karşılanması yükseliş trendinin gücünün kanıtı gibi. Yükseldikçe güç kazanan bir görünüm var. Hürriyet'ten Zeynel Balcı yazdı.

PRİM VAR YÜKSEKLİK KORKUSU YOK

-Psikolojik direnç olarak görülen 10.000 seviyesinin üzerine yerleşen BIST100 Endeksi’nde yılbaşından bu yana yüzde 37’yi aşan bir prim söz konusu. Bu getiri ocak-nisan döneminde yüzde 18.7 olarak gerçekleşen enflasyon ile altın, döviz, faiz, konut gibi yatırım araçlarının oldukça üzerinde.

Borsada oluşan primli görünüme rağmen çıkış hareketinin gücünü koruması “Prim var ama yükseklik korkusu yok” gibi bir tanımlamayı beraberinde getiriyor. Bu primin oluşması ağırlıklı olarak yabancı olmak üzere yatırımcıların ilgisinin sonucu.

Yabancı ilgisi neden artıyor diye bakacak olursak şunlar öne çıkıyor; Türkiye ile dış piyasalar arasındaki faiz farkının oldukça açılması ve döviz kurlarının dengelenmesi, Borsa İstanbul’un dış borsalara göre halen iskontolu görünümünü koruyor olması, seçim gibi önemli bir gündemin geride kalması ve ekonomik programa olan güven...

Son haftalarda yabancı yatırımcıların hisse senetlerinde bir miktar satıcılı görünüp tahvil bonoda alım yapmalarını yüksek faize yormak gerekir. Son iki haftada yabancı yatırımcılar; tahvil bonoda 718 milyon dolarlık alım, hisse senetlerinde ise 298 milyon dolarlık satış yaptılar.

NOT ARTIRIMI SÜRPRİZ DEĞİL

-Portföy girişleri dışında Türkiye’nin risk priminin (CDS) kritik seviye olan 300’ün altına çekilmesi, kredi derecelendirme kurumlarından gelen not ve görünüm artırımları bir süredir program ile ilgili kabulün göstergeleri olarak gözleniyordu. Bu görünümün devamı olarak cuma akşamı piyasalar kapandıktan sonra uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Türkiye’nin kredi notunu B’den B+’ya yükseltirken not görünümünü pozitif olarak korudu. Beklenen bir gelişme olarak pazartesi piyasalara olumlu yansımaları görülebilir.

Bir bakıma kısmen fiyatların içinde olan bir gelişme olduğu için çok abartılı tepkiler de beklememek lazım. Ancak ekonomik programa dış destek ve kabulün devam ettiğini göstermesi açısından elbette önemli bir gelişme. Yerli yatırımcı açısından ise yüksek faiz nedeniyle biraz gecikmeli bir yönelimden söz etmek mümkün. Gerçi yerli yatırımcıların çok yoğun ilgi gösterdiğini söylemek bu aşamada zor. Sınırlı bir yönelimden söz edilebilir. Finansal okur yazarlığın artması, pandemi sonrası Borsa İstanbul’un yüksek kazanç sağlaması ve borsa ile ilgili eski algının değişmesi, yüksek enflasyon nedeniyle tasarrufları koruma çabası yerli yatırımcıları borsaya yönelten etkenler olarak görülebilir.

HİSSEDE SEÇİCİLİK ÖNE ÇIKIYOR

-Tahvil bono ve mevduat faiz oranları yükselse de yüzde 70’e dayanan enflasyona karşı tam bir koruma sağladığını söylemek zor. Kesinlikle yatırım tavsiyesi olarak görülmemesi koşuluyla; borsada riskin yanında aynı ölçüde getiri potansiyelinin de yüksek olduğunu söylemek mümkün. Risk ile getiri doğru orantılıdır. Ancak hissede seçicilik her zaman önemli. Doğru hisselerde olmak gerekecek. Bu aşamada piyasa bozucu haber akışının olmaması ve seçim gibi önemli gündem konularının geride kalması, dış piyasalardan baskı gelmemesi, para girişlerinin sürüyor olması Borsa İstanbul’da olumlu havanın korunmasına katkı yapan gelişmeler. Ancak kısa dönem oluşan primler nedeniyle kâr satış denemeleri ve teknik düzeltme olasılıklarını da dikkate almak gerekecek.

ENFLASYON BEKLENTİLERE YAKIN

-Nisan enflasyonu beklentilere yakın gerçekleşti. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 69.80, aylık yüzde 3.18 arttı. Ekonomi yönetiminin uzun süredir bahsettiği “Enflasyon, mayıs ayına kadar yüzde 70-75 seviyelerinde zirve yapacak” öngörüsü tuttu. Dileriz “Haziran sonrası düşüşe geçecek” öngörüsü de tutar. Baz etkisi, gıda fiyatlarındaki mevsimsellik, döviz kurlarındaki yükselişin ivme kaybetmesi ve hafif de olsa gevşeme göstermesi önümüzdeki aylarda düşüş için bir zemin oluşturuyor. Bakalım. Sayılan faktörülerin ne derece etkili olacağını görmek gerekir. Yıl sonu enflasyon tahminleri yüzde 45 ile 55 arasında değişiyor. Uygulanan ekonomik programa güvenin pekişmesi açısından enflasyon başta olmak üzere program hedeflerinin tutması piyasalar açısından da önemli olacak.

BORSADA 10.000 GEÇİLDİ

-Borsada çıkış trendi 10.000 seviyesinin üzerinde devam ediyor. Bu seviyenin üzerinde çıkış hareketinin devamı beklenebilir. Aksi takdirde sonraki destek noktaları 9.850-9.800 ve 9.600’de. İlk dirençler 10.400-10.500 noktalarında bulunurken bu seviyelerde kâr satışları görülebilir. 10.500’ün üzerinde verilecek dirençler 10.700 ve 11.000 seviyelerinde görülüyor. Endekste direnç seviyelerinde kâr satışları görülse de çıkış hareketi gücünü koruyabilir.

MAYIS AYLARINDA BORSA İSTANBUL BIST100 ENDEKSİ “SON 10 YIL”

Mayıs 14............................. 7,3

Mayıs 15............................. -1,2

Mayıs 16............................ -8,8

Mayıs 17............................ 3,0

Mayıs 18............................ -3,5

Mayıs 19.............................-5,1

Mayıs 20............................. 4,4

Mayıs 21............................. 1,6

Mayıs 22............................ 4,8

Mayıs 23............................. 5,8

10 Yıllık Ortalama Getiri................. 0,8

Mayıs 24................................. ?

2024-05-05T04:26:52Z dg43tfdfdgfd